martyho portfolio


Liderlik ve Mülkiyet

" Daewoo, aile efradıma devredebileceğim veya devretmeyi düşündüğüm bir şey değil. Mülk sahipliği ve liderlik arasındaki farkı anlamış bir işadamı olarak tarihe geçmek istiyorum."

Kim'in ilk yaptığı işlerden biri, ABD'de bulunan yetenekli Koreli yöneticileri ülkeye geri getirmek olmuştu. Çünkü ülke 35 yıl Japon boyunduruğunda kalmış, sonra da hem ülkeyi ikiye bölen hem de mevcut sanayii yerlebir eden Kore Savaşı'na maruz kalmışlardı. Bu durumda memleket sanayisinin hemen inşasına ve dolayısıyla da yetişmiş elemana ihtiyaç vardı. Kim'in geri getirdiklerinden biri olan Daewoo Telecom'un başkanı Dr.Park Sung-Kyou, Amerika'daki kendisi için çok tatminkar olan işini bırakmıştı. Dr. Park, "Kim, yurtseverlik ve Konfüçyanizme atıfta bulunuyor ve yöneticilere alabildiğince özerklik tanıyordu. Gelmemezlik edemezdim." diyerek durumunu özetliyor. Burada üzerinde dikkatle durulması gereken bir husus var ki; o da, vatan, millet ve din düşüncesinin hayatın her noktasına olan müessiriyetidir.

Kim'in en önemli özelliği iyimserliği. İş hayatında karamsarlığa kapılmak, başarısızlığın başlangıcıdır. Sahiplerinin, bankaların veya hükümetlerin terkettiği sayısız batmış firmayı satın alıp düze çıkarmış. Bununla alakalı olarak da şunları söylüyor: "Terk, eylemde kötümser olmaktır. Şirketlerini terk edenler imkansızlıktan dem vururken, ben gözümü imkanlara dikiyordum. Eğer ortada yüzde bir başarı şansı varsa, hakiki işadamı o yüzde biri ateşi alevlendirecek kıvılcım olarak görür. İş hayatı bir artı birin iki ettiği bir alan değildir; orada bir ona, on elliye dönüşür. İşadamı sayıları böyle sayar."

Öncüler için dünya büyük bir yerdir ve yapılacak sınırsız miktarda iş vardır. İnsanların daha önce hiç bulunmadıkları basamaklara varmak ve hiç yapmadıklarını yapmaktır öncülük. Tehlikelidir fakat kaçınılmazdır. Tarihi inşa edenler bu gibi şeyleri yapmaya arzulu olanlardır. Tarih, milletlerin güç ve refahının öncülük üzerine bina edildiğini, kendinden memnunluk ve çekingenliğin felaketle sonuçlandığını göstermektedir.

"Daewoo'yu kurduğumuz yıllarda, ihracat değersiz bir iş gibi görülüyordu. Büyük şirketlerin hepsi ithalatçıydı; bir an için olsun ihracatı akıllarına getirmiyorlardı. Birçok kişinin muhalefetine rağmen, ihracat öncülüğünü başlattık ve başardık. Aptallığın gereği, bir şeyi hiç denemeden imkansız olduğunu söylemektir." diyor Kim. Şirketi olan Daewoo da bu öncülük ruhuyla sadece bilinen Avrupa ve Amerika pazarlarına değil ülkesinin diplomatik ilişkilerinin bile olmadığı bir çok ülke pazarına el attı. Ve neticede bu ticari münasebetler diplomatik ilişkileri de beraberinde getirdi.

 


Copyright © 2006 - 2007 Gencwebdizayn